7 Mayıs 2019 Salı

İnsan İnsanın Yurdu Olsun

     Evde her şey seyrinde gidiyordu. Gayet keyifli çay içiyorken önüme eskaza bir haber denk geldi. Anlamsızca kulak kesildim. Takriben 25'li yaşlarda bir genç, uyuşturucu bağımlısı. Yanlış hatırlamıyorsam evde uyuşturucu imalatından dolayı yangın çıkmış ve annesinin ölümüne sebep olmuş bir genç. Haberlere düşmüş. Haber ekibi şahısla röportaj yapmak üzere kaldığı eve gitti.Sansür yok, gencin yüzü ve özellikle bakışları içler acısı. Dikkatimi çekti dinlemeye başladım. Spiker sordu, genç yanıtlıyor. Uyuşturucuya nasıl başladığını, neden başladığını, nasıl bu hale geldiğini her şeyi bir bir anlattı. Sonra spiker;
'' Pişman mısın?'' diye sordu. Duyduğum cevap karşısında dondum kaldım. ''Sen ne diyorsun abi, ben çaresizlikten bu evde kendimi cayır cayır yakmayı düşündüm.'' Empati kurmaya çalıştım. Hepimizin çok zor zamanları illaki olmuştur. Herkes zaman zaman kendini çok çaresiz hissetmiştir, eminim. Ama bir insanın kendini cayır cayır yakmak isteyeceği kadar çaresiz kalması, acını çok farklı bir boyutu olsa gerek. O çocuk bu cümleyi kurarken neler hissetti kim bilir, düşünebiliyor musunuz? Çaresizliğin, üzüntünün ama en kötüsü pişmanlığın had safhada olduğu bir insan. Kim bilir ne kadar yanmıştır canı. Odaklandığım nokta tamamen, pişmanlığını izah edişi. Bu dünyadaki bütün umutlardan, bütün mutluluklardan elini eteğini çekmiş. Ve yalnızca ölmeyi bekleyen bir insan. Suçu, sorunu,sebebi, bunların hiçbiri gözümde ehemmiyet taşımıyor. Yalnızca bu kadar umutsuz olabilecek kadar ne yaşadı merak ediyorum. Çünkü insanoğlu dibi de görse hayata iki elle tutunabilen bir varlık. Keza ölüme bile zamanla alışıyor olması bunun en büyük örneği diye düşünüyorum. Hayata herhangi bir yerden,olaydan veya insandan tutunabilecek kadar gücü her zaman içinde taşıyan bir varlık insan. Bu gücün bile tükenip umarsızca ölümün beklenmesi hayretler edici bir durum. O an yalnızca, insan ruhunu tahlil edebilecek kadar güçlü bir donanımım olmasını ve o çocukla konuşmayı çok isterdim. Suçlamadan, yalnızca dinleyerek bu hayata dair bir umudun her zaman varolduğunu aşılayabilmeyi çok ama çok isterdim. Bütün hayatında yeniden çiçekler açtırmayı, onu yeniden hayata kazandırmayı çok isterdim . İşte bu yüzden psikoloji okumak benim için büyük önem taşıyor. Yeterli donanıma sahip olduktan sonra, insanların hayatında dönüm noktası olabilmek çok kutsal bir şey olsa gerek. İnsan insanın kurdudur derler ama biz insan insanın yurdudur cümlesiyle yaşayalım ki umut olabilelim. Sevgilerle ZEHRA ÇELİK

2 yorum:

  1. Gerçekten güzel bir bakış açısı.Ben de Pdr okuyan biri olarak söylüyorum bir insanın hayatına dokunabilmek, onun hayatını güzelleştirebilmek çok güzel bir duygudur eminim.İnşallah biz de birgün buna ulaşıcağız.

    YanıtlaSil
  2. İnsan insanın yurdu olmalı Zehra Hanım. Çok haklısınız. İnsan insanı yormamalı. Çok haklısınız.

    YanıtlaSil